Columbia Üniversitesi Profesörü Jeffrey Sachs, ABD Başkanı Trump ve İsrail Başbakanı Netanyahu’yu dünyayı felakete sürükleyen iki “megaloman” olarak tanımlayarak, ABD Kongresi’nin anayasal sorumluluklarını yerine getirmediğini ve ABD’nin şu an hukuk dışında faaliyet gösteren “haydut bir hükümete” sahip olduğunu ifade etti.
Eski yargıç Andrew Napolitano’nun “Judging Freedom” programına konuk olan Columbia Üniversitesi Profesörü Jeffrey Sachs, “Trump Ne Getirdi?” (What Hath Trump Wrought?) başlıklı söyleşide ABD hükümetinin ilan edilmemiş savaşları sıradanlaştırdığını ve bu durumun toplumsal bir duyarsızlığa yol açtığını söyledi.
Ekonomik Felaket Uyarısı
Yargıç Napolitano, söyleşiye hükümetlerin meşru olmayan güç kullanımını ve ilan edilmemiş savaşların trajedisini sorgulayarak başladı. Profesör Jeffrey Sachs, Trump’ın “kendi seçimi olan savaşının” uluslararası jeopolitik sahnede büyük hasara yol açtığını ve dünyanın bir ekonomik felakete girmek üzere olduğunu söyledi. Özellikle Orta Doğu’daki petrol ve gaz üretiminin durmasının, dünya genelinde fiyatların fırlamasına ve üretimin daralmasına neden olan zincirleme etkiler yaratacağını vurguladı.
Liderlik Eleştirisi ve “Megalomanlık”
Sachs, ABD Başkanı Trump ve İsrail Başbakanı Netanyahu’yu dünyayı felakete sürükleyen iki “megaloman” olarak tanımladı. Bu iki liderin, “beyin ölümü gerçekleşmiş” bir Kongre ve İsrail’in denetimsiz sistemi sayesinde sınırsız yetkiye sahip olduklarını ve belki de III. Dünya Savaşı’nı başlattıklarını savundu. ABD ve İsrail’in birlikte dünyayı bir felakete sürüklediğini, Tahran’ın bombalandığını ve Gazze’de olduğu gibi binlerce masum insanın öldüğünü ifade etti.
Savaşın Yayılması ve Küresel Hegemonya
Savaşın sadece Orta Doğu ile sınırlı kalmadığını; Küba’ya yönelik blokajın sürdüğünü, Venezuela’da krizin körüklendiğini ve Güney Asya’da (Pakistan-Afganistan) nükleer güçlerin dahil olduğu çatışmaların yaşandığını kaydeden Sachs, ABD Hazine Bakanı Bessent’in, Hindistan gibi 1,5 milyar nüfuslu bir ülkeye Rus petrolü alması için “izin vermesi” şeklindeki dilini “kaba ve trajik” olarak nitelendirdi. Sachs, bu durumun, Trump’ın dünya petrol kaynaklarına sahip olduğu ve her şeyi kontrol ettiği yönündeki sanrısının bir yansıması olduğunu söyledi.
Tarihsel Bağlam ve CIA Eleştirisi
Sachs, CIA’nın 1953’te İran’daki demokratik hükümeti devirip yerine bir polis devleti kurmasından bu yana devam eden bir “derin devlet projesi” olduğunu savunarak, ABD’nin İsrail ile ortaklaşa yürüttüğü Irak, Libya, Sudan, Somali ve Suriye’deki tüm savaşların kaos, istikrarsızlık ve yıkım getirdiğini vurguladı. Sachs, Kongre’nin anayasal sorumluluklarını yerine getirmediğini ve ABD’nin şu an hukuk dışında faaliyet gösteren “haydut bir hükümete” sahip olduğunu ifade etti.
Trajik Okul Saldırısı ve Savaş Suçları
Söyleşide, İran’ın güneyinde bir kız ilkokuluna düzenlenen ve 170 küçük kız çocuğunun hayatını kaybettiği saldırıyı değerlendiren Sachs, Scott Ritter’ın verilerine dayanarak, okulun beş Amerikan Tomahawk füzesiyle vurulduğunu ve çocukların yakılarak katledildiğini belirtti. Trump’ın bu saldırı için İran’ı suçlamasını ve “sivilleri sadece İran hedef alır” demesini sert bir dille eleştiren Sachs, bu liderlerin en üst düzeyden savaş suçluları olduğunu söyledi.
Ekonomik Çöküş ve Sonuç
ABD’de imalat sektöründe 100.000 iş kaybı yaşandığını ve halkın çok yakında daha büyük bir ekonomik krizle yüzleşeceği öngörüsünde bulunan Sachs, Netanyahu’nun 40 yıldır bu savaşın hayalini kurduğunu, Trump’ın ise nesnel kanıtları duymaktan aciz bir “kötücül narsist” olduğunu ifade etti. Söyleşi, Yargıç Napolitano’nun bu durumu Nazi Almanyası’ndan bu yana görülmemiş bir “çıplak saldırganlık” olarak nitelendirdi ve Amerikalıların ülkelerini bu “haydutlara” bırakmaması gerektiği çağrısıyla sona erdi.

