Yeni Parti ‘doğum sancısı’ yaşıyor!

Tarih:

Özgür Özel liderliğinde Yeni Parti “teknik kuruluşunu” 24 Temmuz 2026 tarihinde gerçekleştirdi ve bugünlerde “siyasi kuruluş” süreci içinde.

Ama bu kuruluş sürecinin bir “doğum sancısı” eşliğinde gerçekleşeceği anlaşılıyor.

Neden mi?

Kongre sürecinin açıklanması ve üyeliklerin ilçelerde askıya çıkarılmasıyla birlikte Bursa’da kulislere yansıyan bazı bilgiler bu “doğum sancısına” işaret ediyor.

Bu sancının emarelerini paylaşmadan önce sizlere alıntı birkaç cümle aktarmak istiyorum:

“Biz, yalnızca yeni bir siyasi parti kurmak için değil, Türkiye’de siyaseti, iktidarı ve hayatın işleyişini, Türkiye’nin kaderini değiştirmek için yola çıkıyoruz.”

“Siyasetin görevi, toplumun değişim talebini bastırmak değil; bu talebi demokratik, barışçı ve örgütlü bir güce dönüştürmektir. Bu yeni siyaseti hep birlikte kuracağız.”

“Partimiz, halkın siyasete aktif katılımını temel ilke olarak benimser. Partimiz gücünü; karar alma süreçlerine, demokratik örgütlenmeye, toplumsal mücadeleye, yani siyasete etkin şekilde katılan her toplumsal kesim ve siyasal görüşten gelen yurttaşlardan alır.”

“Bizim için siyaset, toplumsal hayatın dönüştürülmesi ve halkın ortak geleceğinin inşa edilmesidir. Siyaset, meslek veya profesyonel bir uğraş değildir. Tüm yurttaşlar siyasetin asli öznesidir. Yurttaşların her kademede siyasete katılması, sözünü söylemesi, mücadele içinde yer alması, kendi kararlarını alması, aldığı kararları uygulaması partimizin temel siyasi anlayışıdır.”

“Değişim; keyfiliğin yerine hukukun, kayırmacılığın yerine liyakatin, ayrıcalığın yerine eşitliğin, israfın yerine kamu yararının, korkunun yerine özgürlüğün geçmesidir. Değişim; devletin bir partinin veya kişinin mülkü olmaktan çıkarak yeniden milletin devleti haline gelmesidir.”

“Yola çıktık; bu düzeni değiştirmeden, devleti yeniden milletin, ülkenin zenginliğini onu üretenlerin, geleceği ise çocuklarımızın yapmadan durmayacağız.”

“Bu kara düzeni değiştireceğiz.”

PARTİ PROGRAMINDAN HABERSİZ YEREL KADROLAR

Aktardığım bu cümleler Yeni Parti’nin programının “Değişim Çağrısı” başlıklı birinci bölümünde yer alıyor.

İLGİLİ YAZI :  CHP'nin 2025 Parti Programı: Demokratik Sosyalizm Perspektifinden Kapsamlı Bir Analiz

Bu cümlelerin hem lafzından hem de siyasi odak ve yöneliminden de anlaşılacağı gibi oldukça radikal ve cesur bir demokratik değişim vaadi içeriyor.

Ancak Yeni Parti’de siyasete devam eden “bazı yönetici ve kadrolar” ya partinin programını okumamış, ya da programda vaat edilen radikal değişimi özümsememiş / içselleştirmemiş veya umursamıyor!

Bir siyasi saldırı ve baskının sonucu, halkın talep ve katılımıyla kurulan Yeni Parti, kuruluşunu takiben illerde çok hızlı örgütlenmeye ve özellikle son 15-20 güne sıkışan bir üyelik süreci yaşadı.

Olası bir erken seçim baskısıyla, biraz da mecburen!

26 Ağustos itibariyle de kongre takvimini başlattı ve 600 bine yakın üyeyle 1. Kongre sürecini gerçekleştirecek.

İlçe ve il yönetimlerinin ezici bir kısmı “Butlan CHP’si” öncesi yönetimlerdeki isimlerden ve kadrolardan oluştu.

Açıkçası, Özgür Özel’in “ilçe ve il başkanlarını doğrudan üyeler seçecek” kararı ve kararlılığı, bir “mücadele süreci ve vefanın” göstergesi ve devamlılığı olarak atanan bazı yönetici ve kadroların “ayarlarını” epey bozmuş!

“Ülkede kara düzeni değiştirme” çağrısı, eski nesil siyaset yapma tarzına ve kolaylığına alışmış bu kadroların, parti içerisinde “kendi düzenlerini” sürdürme arzu ve çabasını hiç etkilelemiş, değişikliğe yol açmamış.

İsim anmayacağım; Bursa’da siyaset gündemini (özellikle Yeni Parti gündemini) takip eden rasyonel akıl ve gözlemciler rahatlıkla kimleri kastettiğimi anlayacaktır.

Bu satırları okuyan muhatapları da kendilerine düşen paylarını alabilirler; bu yazıyla ve bir yazıyla bunu başaramayacağımın farkında olsam da!

ÜYELERE ‘GENİŞLETİLMİŞ DELEGE LİSTESİ’ MUALEMESİ YAPMAK

Yukarıda parti programından aktardığım cümleleri bu yazının ritüeli olsun, yazıyı çeşitlendirsin diye yer vermedim.

Eğer bu radikal vaatler yaşama geçecekse, kendiliğinden, bir sihirli değenek değmiş gibi topluma sirayet etmeyecek; bunu, bu değişimi içselleştirmiş, bizatihi bunu “siyasi söylem ve eylemleriyle” parti organizasyonuna yansıtacak “yönetici kadrolarla” olacak.

İLGİLİ YAZI :  Verilerimizi çalıyorlar, demokrasimizi çalıyorlar

Bu kadrolar oluşmadan, programda yazılanlar kâğıt üzerinde kalmaya mahkûm olur.

Soralım:

“Yurttaş siyasete nasıl etkin katılacak?”; “Tüm yurttaşlar nasıl siyasetin öznesi olacak?”; “Her yurttaş siyasete her kademede nasıl katılacak, sözünü söyleyecek, mücadele içinde yer alacak?”; “Kendi kararlarını nasıl alacak ve nasıl uygulayacak?”; “Keyfiliğin yerine hukuku, liyakati, eşitliği, kamu yararını, özgürlüğü nasıl koyacak?”; “Bir partiyi elit bir zümrenin mülkü olmaktan çıkartarak yeniden üyelerin (yurttaşların) partisi haline nasıl getirilecek?”; “Üyenin değişim talebi bastırılarak nasıl örgütlü bir güç oluşturulacak?”

Herhalde, Yeni Parti’nin büyük vaadine ve bu değişim çağrısına inanarak, güvenerek üye olan onbinlerce yurttaşa, eski nesil siyasetin omurgasını oluşturan “genişletilmiş delege listesi” muamelesi yaparak bu değişim gerçekleşmeyecek.

DEĞİŞİMİ İDRAK ETMEKTE ZORLANANLAR VAR

Ne yazık ki, Bursa’da Yeni Parti’nin kurucu il ve ilçe yöneticilerinin bir kısmıyla, bazı yerel yönetim başkanlarının siyasetteki bu büyük değişim dalgasını idrak etmekte ve uyum sağlamakta zorluk yaşadıkları anlaşılıyor.

Parti programında da güçlü biçimde vurgulandığı gibi “tüm yurttaşlar siyasetin asli öznesidir” anlayışından beslenmek yerine, eski siyasi alışkanlıklarını sürdürerek, kendi iradelerini yukarıdan aşağıya “dayatmaya”, “siyasi vesayet kurma alışkanlıklarına” devam etmeye çalıştıkları gözleniyor.

Üyeyi dinlemek, onu ikna etmek, iradesine güvenmek, ona yaslanmak, siyaseti bu hat üzerinden inşa etme özgüveniyle hareket etmekten korkuyorlar.

Üye iradesi özgür olursa, “ya davulcuya ya zurnacıya kaçar” zihniyetiyle talimatlarla, dayatmayla yukarıdan aşağıya doğru istikamet vermeye çalışıyorlar.

Örneğin, parti üyelerinin telefon ve diğer iletişim bilgileri sır gibi saklanıyor.

Neden?

İlçe ve il başkanlığına aday olmak isteyecek olan kişiler, parti üyelerine derdini, dermanını, vizyonunu nasıl anlatacak?

Kendisine ve üyeye güvenenler bu bilgileri gizlemek için teyakkuza geçer mi?

Böyle mi yurttaşlar siyasetin öznesi olacak?

İLGİLİ YAZI :  Eşitsizliğin çığlığı: Dünyanın yarısı, 56 bin kişiden daha yoksul

ÜYELER TASDİK MAKAMI VE VESAYET ARACI DEĞİL

Hele bir iddia dolaşıyor ki yenir yutulur cinsten değil!

Deniliyor ki, bir partili belediye başkanı belediye meclis üyelerine mahalleleri dağıtmış ve o mahalledeki etkin ve ön plana çıkmış üyeleri ikna etmekle görevlendirilmiş.

Neden?

Özellikle bir ismin ilçe başkanı olmasını istiyormuş!

Diyelim ki, üyeler O ismi değil de, “Mehmet Fıstıkçı” diye bir kişiyi ilçe başkanı seçti, onu yok mu sayacak?

Neden, üye iradesinin özgürce oluşmasına tahammül edilmiyor ve mevcut pozisyonunu bir baskı aracı olarak kullanıyor?

Ya binlerce üye sizin gibi düşünmüyor, iradesi farklı yönde tecelli ediyorsa…

Anlıyorum, eski düzende birkaç yüz delegeyi etkilemeniz ve yönlendirmeniz kolaydı; ama siyaset kökten değişiyor.

Kavramanız gereken, yalnızca üyeler değil, asıl siz bu değişime uyum sağlayacaksınız!

Üyeler (yurttaşlar) sizin siyasi varlığınızın tasdik makamı değil; edilgen biçimde yukarıdan aşağıya sizin makam ya da otoritenizin otomatik onaylayıcısı, sizin “vesayetinizin” aracı hiç değil.

Üyeler, siyasetin ve gücün bizzat kendisi; yaşayan, gözlemleyen, deneyimleyen ve bu doğrultuda ortak bir siyasi irade ve karar oluşturan, yeri ve zamanı geldiğinde de iradesini değiştiren yurttaşlar her biri.

Bunu artık anlayın ve kavrayın!

Öyle anlaşılıyor ki, Yeni Parti’nin “siyasi kuruluş” süreci biraz sancılı geçecek; ama sancılı da olsa bu doğum mutlaka gerçekleşecek!

Üyesiz, yurttaşsız, kendinden menkul, konforlu siyaset zihniyeti de, alışkanlığı da, dönemi de sona erecek.

Kavrasanız da, kavrasamanız da…

Aksi halde “yalnızca yeni bir siyasi parti kurmakla” kalınacak ve “Türkiye’de siyaseti, iktidarı ve hayatın işleyişini, Türkiye’nin kaderini değiştirmek” mümkün olmayacak!

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Paylaş:

Abone Ol

spot_imgspot_img

Popüler

İlginizi Çekebilir
İlginizi Çekebilir

Yapay zekayı toplumsal amaçlar doğrultusunda kamusal mülkiyete alın

Jacobin’de yapay zeka konusunda ne yapılması gerektiği üzerine hararetli...

Kapitalist ekonomi teorisinin yıkılması devrime yol açabilir mi?

İktisat teorisi sadece rakamlardan mı ibaret, yoksa sınıf mücadelesini...

Batı hegemonyasının sonu ve medyanın hakikat krizi

"Gazetecilik artık halkın sesi mi yoksa iktidarın 'halkla ilişkiler'...

‘Zenginler vergilendirilmezse orta sınıf tamamen çökecek’

İngiltere'de son yılların en hararetli ekonomik tartışması, eski bir...